Hacamat

 

Tıbbı Nebevi ‘de kan aldırma işlemi alınan kanın bir başka hastaya verilmesi ile değil tamamen sağlık amaçlı olarak yapılmaktadır. Kan aldırma işlemine hacamat denir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu bildiriyor.

 

“ Sizin tedavi olmak için başvuracağınız en iyi çare Hacamattır “

 

Kan vücuttan çıktığında yerine plazma adı verilen bir vücut sıvısı geçecek ve kanın sulanması sağlanmış olacaktır. Akışkanlık özelliği artan kanın aynı zamanda çevredeki , beyin ve karaciğerdeki dolaşımı da düzelmiş olacaktır.


Hacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat damardan kan verme işlemi ile kıyaslanamaz. Kan verme işleminde vücudun kullandığı açık renkli temiz kan gider. Hacamatla alınan kan ise pıhtılaşmış tamamen pis ve zararlı kandır. Bu pelteleşmiş pis kan; kan özelliğini tamamen yitirmiş, vücudun artık kullanmadığı, damarda dolaşmayan, toksik maddeler içeren bir özelliktedir.

 

  Aynı zamanda hacamat; Kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Amaç sağlığı korumak ve çeşitli hastalıklardan kurtulmaktır. Tarihi milattan önceye dayanır. İslam tıbbında hacamatın yeri büyüktür. Zira Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir kaç hadisinde hacamatın önemini belirtmiştir. 
Hacamat tedavisinin temel prensibi, uygun noktalardan pıhtılar ve toksik maddeler vakumlanarak; kılcal damarlardaki tıkanıklıkları açma ve kirli kanın temizlenmesi işlemidir. Bu şekilde o bölgedeki organlara kan akışı düzenlenerek, organın hastalığının düzelmesinde etkili olacak, temiz ve düzenli kan dolaşımı sağlanmış olacaktır. Hacamat çok hızlı tesir gösterir, çok etkilidir. Hiç bir yan etkisi yoktur.

Hacamat çok faydalı bir tedavi metodu olup , Efendimiz (S.A.V) aracılığıyla desteklemiştir. Elde edilen kaynaklara göre Uygur Türklerinde de hacamatla tedavi izlerine rastlanmıştır.
Önceleri her mahallede bu işi bilen ve uygulayan berberler bulunurmuş. Daha sonra yerini modern tıp almış ve hacamat eski bir yöntem olarak tarihte yerini almıştır. Ancak son yıllarda İngiltere, Almanya ve İslam ülkelerinde yapılan bilimsel araştırmalar hacamata hak ettiği değeri vermiştir.

 

 

Tıbbın dehası; üstadı İbn-i Sina hazretleride ‘Tıbbın Kanunu’ (El kanun Fıt Tıbb) adlı eserinde ve diğer eserlerinde hacamat tedavisinin ne kadar önemli olduğunu arzetmiştir. İslam’da Hacamat , Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (SAV.) “Miraç Gecesi”nden sonra daha da ehemmiyet kazanmıştır. Miraç gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) “Ümmetine hacamatı emret!” diye söylediğini Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet etmektedir.
Hacamat yaptırmanın önemi hakkında bir çok hadis-i şerif mevcuttur. İsteyenler, hadis kitaplarına göz atabilir.Hacamatı hiç rahatsızlığı olmayan da sağlık için yaptırabilir. Hiç bir rahatsızlığı olmayanlar için yılda 1 veya 3 kez yaptırmaları tavsiye edilir.